çizgi film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çizgi film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2023 Perşembe

Punk mıyız?

 Spider-verse, aklımı alan bir macera olmaya devam ediyor. Dün ikinci filmi henüz yeni izleyebildik, ilk filmde en sevdiğim Örümcek, Nicolas Cage'in seslendirdiği Spider-Noir olmuştu. (Ki ben Nicolas Cage'i çok severim.) Bu filmde de Hintli Örümcek benim gözümde aşırı tatlı, kendi kültürünü her hareketiyle, her detayıyla taşıyan bir Örümcek Adam'dı ki sahneye, yeni kurgusal sevgilim Spider-Punk girene kadar.





Punk kültürünün harika temsilcisi Spider-Punk'a merhaba deyin. Filmdeki çoğu sahnesi kesilerek bir araya getirilmiş ama en sevdiğim bir sahnesi eksik: Spot'un gerçeklikte ve evrende açtığı yarığa tüm Örümcekler yukarıdan bakarken içlerinden biri "Bu da nesi?" diyor ve Spider-Punk Hobie, "Bu bir kapitalizm metaforu," diyor. Birkaç sahnesinde Spider-Punk'ın bazı halleri ve tavırları sevgili eşime de pek benziyordu zaten ki kendisinin de içinde bir punk uyur, iyice deli gibi hoşlandım karakterden. Daniel Kaluuya da inanılmaz güzel seslendirmiş, Skins'te kendisini hiç izlemiş misinizdir bilmem, orada harika bir İngiliz aksanı ve sokak şivesi kullanır, burada da tam olarak o halindeki gibiydi sesi ve konuşması, bayıldım. Çok hızlı ve şiveli konuştuğu için ilk izleyişimizde metaforlarını, "pun"larını anlamadan büyülenmiştik, film biter bitmez, bu videoyu keşfetmeden henüz, filmde ilk göründüğü anı yakalayıp kendisini tanıttığı konuşmasını yeniden izlemek istedim, her sözünde hem otoriteye karşı, gerçek bir punk var, hem de müzik kültürü ve endüstrisine aykırı bir müzisyen punk da var. "I don't believe in labels," derken hem kendisine çeşitli etiketler yakıştırılmasına karşı olduğunu, hem de müzik şirketlerine karşı olduğunu anlatıyor mesela tek cümleyle. Bunun gibi saklı birçok hazine var her cümlesinde, müzik gruplarına inanmadığını, devamlılığa karşı olduğunu anlatıyor mesela, kendisinin çizim stili de çoğu sahnede değişiyor, çünkü devamlılığa gerçekten karşı. Hobie Brown, sen de artık aklıma kazınmış muhteşem kurgu karakterlerden birisin, çok ama çok sevdim.

Sonra sigara içmeye gittik, kültablasını dökmesini rica ederken eşimden, dönüp dedim ki "Spider-Punk kesin kültablası dökmeye de karşıdır ve dökmez," o da "Dökeceğim ama sen istediğin için değil," dedi. Artık evde Spider-Punk replikleriyle konuşulacak olan birkaç haftayı memnuniyetle karşılıyoruz. Good.

28 Nisan 2023 Cuma

I'm Just Your Problem

 




Bugün, Adventure Time'ın müzisyen vampiri Marceline'in bana göre en iyi şarkısıyla buradayız: I'm Just Your Problem.


Bölümde Finn, Jake, Marceline, Beemo ve Princess Bubblegum'ın bir kapıdan geçmesi gerekmektedir, ancak bu kapı ancak içten bir şarkı ile açılmaktadır. Aklımıza "Speak friend and enter" gelmiyor değil. 


Sırayla çeşitli şarkılar denerlerken Marceline'in sert bir şarkısını beğenmeyen Princess Bubblegum, Marceline'in şimdiye kadarki en içten şarkısıyla karşılaşır. Bubblegum, Marceline'i çoğu zaman kaba, ayarsız, erkeksi bulmakta ve bunu yüzüne karşı söylemekten de hiç çekinmemektedir, bunlardan yılgınlık geçirip duran Marceline de sonunda hislerini bir şarkıyla Bubblegum'a iletir, sözlerin Türkçe çevirisini şöyle yapabilirim:


Sana bir tanrıça gibi davranmadığım için üzgünüm,

Yapmamı istediğin şey bu mu?

Sana mükemmelmişsin gibi davranmadığım için üzgünüm,

Diğer tüm sadık vatandaşların gibi.

Şekerden yapılmadığım için üzgünüm

Senin için yeterince tatlı değil miyim?

Bu yüzden mi hep benden uzak duruyorsun?

Senin için amma rahatsız edici olmalı,

Ama ben sadece senin sorununum

Sadece senin sorununum,

Neredeyse gerçekten insan değilmişim gibi, değil mi?

Sadece senin sorununum

Her neyse, yaptıklarımı haklı çıkarmamalıyım,

Kendimi sana ispatlamaya çalışmamalıyım

Var olduğum için üzgünüm,

Kara listene girmeme neden olan şeyi unuttum.

Ama aramızdakileri düzeltmek için uğraşan ben olmamalıyım,

Öyleyse... Niye istediğim şey

Niye istediğim şey

Seni yerin dibine gömmek

Ve kanını içmek, ha?


Unutmamak gerekir ki, Marceline bir vampir olmasına rağmen normalde kan içmiyor, objelerin kırmızı rengini emerek besleniyor. Buna rağmen Bubblegum'ın kanını içmek isteyecek kadar onun kendisine kötü davranmasından sıkılmış.


Ve bu içten şarkı, kapının hareketlenmesini de sağlıyor elbet. Çünkü insanoğlunun en güçlü duyguları nefret, öfke, kırgınlık, kızgınlık. Her ne kadar bölümün sonunda değerinin anlaşılması gereken esas hissin arkadaşlık olduğu, her şeyin hepsinin beraber hareket etmesini sağlamak için geliştiği ortaya çıksa da içten bir his göstergesi olarak kızgınlığın ifadesi olan bir şarkı da hiç fena bir senaryo değildi. Ayrıca, Beemo'nun synthesizer olarak kullanılması ve kendi tuşlarına basılınca gıdıklanması da ne kadar tatlı bir ayrıntıydı, her derde deva bir portatif bilgisayar olan Beemo, en sevdiğim karakterlerden biri. Bir gün buraya Beemo'nun film noir özel bölümüyle de gelirim muhtemelen.

Etiketler

alıntı (2) animasyon (1) aşk (1) biyografi (1) çizgi film (2) dizi (4) edebiyat (1) film (3) kitap (2) korku (1) müzik (3) oyun (3) öykü (3) sanat (3) şarkı (4) şiir (1) video (6)