Geçenlerde, 2023 yılının en iyi korku filmlerinden diye anılan Talk To Me'yi izledik. Filmi baştan sona çok beğendik ama şu sahne, şarkısıyla, aurasıyla, oyuncuların kendine has hareketleriyle kalbimize kazındı.
30 Ekim 2023 Pazartesi
1 Eylül 2023 Cuma
Quicksilver Yokken Fry Varmış
X-Men'in Days of Future Past filminin bana göre en güzel ayrıntısı Quicksilver'ın o meşhur sahnesinde, babası olduğunu bilmeden Magneto'yu kurtarması, her daim babasıyla daha fazla vakit geçirebilmiş olmayı dilerken o an babasıyla geçirdiği bir anlık vakti manipüle ettiği sahnede de Time In A Bottle çalmasıdır. Kaldı ki o sahneyi ve o şarkıyı çok sevdiğimiz için nikah salonuna giriş şarkısı olarak seçmiştik, yine de şarkıyı duyduğumda evlendiğimiz günden önce bu sahne aklıma gelir, o denli ikonik.
Bu sahnenin bu kadar sevilmesinin ardından bu kez de yine aynı film serisinin Apocalypse adlı filminde Quicksilver'a bir daha zamanı dokuduğu bir sahne daha yaparlar, bu kez Sweet Dreams eşliğinde izleriz kendisini, burada da eğlene eğlene insanları bir patlamadan kurtarmak için camlardan falan atar:
Ve fakat, meğer bu iki sahne de ortalarda yokken meğer ne olmaktaymış, ben de hatırlamıyordum, geçen gün izlerken fark ettik, Fry'ın üç yüz bardak kahve içtiği bölümde, son bardağına "Kafikafikafikafi..." diye uzanırken mekanda ortaya çıkan yangından herkesi kurtardığı sahnede, dostumuz Fry, meğer henüz bu sahneler ortada yokken aynısını yapar imiş:
Quicksilver ve X-Men de çok sevdiğimiz şeyler olduğu için karalayamadık ama ortada bir "Futurama did it first" durumu olduğu bariz. Nasıl ki herhangi bir dizide, filmde, çizgi filmde yapılmış olan bir espri, bir şaka muhtemelen daha önce The Simpsons ve Friends'te yapılmışsa ve bu yüzden popüler kültür literatürüne "Simpsons did it first" ve "Friends did it first" geçmişse, Futurama'nın da hakkını yemeyelim.
10 Ağustos 2023 Perşembe
Punk mıyız?
Spider-verse, aklımı alan bir macera olmaya devam ediyor. Dün ikinci filmi henüz yeni izleyebildik, ilk filmde en sevdiğim Örümcek, Nicolas Cage'in seslendirdiği Spider-Noir olmuştu. (Ki ben Nicolas Cage'i çok severim.) Bu filmde de Hintli Örümcek benim gözümde aşırı tatlı, kendi kültürünü her hareketiyle, her detayıyla taşıyan bir Örümcek Adam'dı ki sahneye, yeni kurgusal sevgilim Spider-Punk girene kadar.
Punk kültürünün harika temsilcisi Spider-Punk'a merhaba deyin. Filmdeki çoğu sahnesi kesilerek bir araya getirilmiş ama en sevdiğim bir sahnesi eksik: Spot'un gerçeklikte ve evrende açtığı yarığa tüm Örümcekler yukarıdan bakarken içlerinden biri "Bu da nesi?" diyor ve Spider-Punk Hobie, "Bu bir kapitalizm metaforu," diyor. Birkaç sahnesinde Spider-Punk'ın bazı halleri ve tavırları sevgili eşime de pek benziyordu zaten ki kendisinin de içinde bir punk uyur, iyice deli gibi hoşlandım karakterden. Daniel Kaluuya da inanılmaz güzel seslendirmiş, Skins'te kendisini hiç izlemiş misinizdir bilmem, orada harika bir İngiliz aksanı ve sokak şivesi kullanır, burada da tam olarak o halindeki gibiydi sesi ve konuşması, bayıldım. Çok hızlı ve şiveli konuştuğu için ilk izleyişimizde metaforlarını, "pun"larını anlamadan büyülenmiştik, film biter bitmez, bu videoyu keşfetmeden henüz, filmde ilk göründüğü anı yakalayıp kendisini tanıttığı konuşmasını yeniden izlemek istedim, her sözünde hem otoriteye karşı, gerçek bir punk var, hem de müzik kültürü ve endüstrisine aykırı bir müzisyen punk da var. "I don't believe in labels," derken hem kendisine çeşitli etiketler yakıştırılmasına karşı olduğunu, hem de müzik şirketlerine karşı olduğunu anlatıyor mesela tek cümleyle. Bunun gibi saklı birçok hazine var her cümlesinde, müzik gruplarına inanmadığını, devamlılığa karşı olduğunu anlatıyor mesela, kendisinin çizim stili de çoğu sahnede değişiyor, çünkü devamlılığa gerçekten karşı. Hobie Brown, sen de artık aklıma kazınmış muhteşem kurgu karakterlerden birisin, çok ama çok sevdim.
Sonra sigara içmeye gittik, kültablasını dökmesini rica ederken eşimden, dönüp dedim ki "Spider-Punk kesin kültablası dökmeye de karşıdır ve dökmez," o da "Dökeceğim ama sen istediğin için değil," dedi. Artık evde Spider-Punk replikleriyle konuşulacak olan birkaç haftayı memnuniyetle karşılıyoruz. Good.