31 Ağustos 2023 Perşembe

Aşk

 Elif Şafak, aynı isimli romanında Ella adlı karakterine aşkın tanımını, Aziz'e yazdığı mektup ile yaptırır, aşk tam olarak da budur:


"Biliyor musun, gün boyu kendi kendime konuşur gibi seninle konuşuyorum? O gün olan bitenleri seninle tartışıyorum. Ne zaman yeni bir yere gitsem ya da hoş bir şeyle karşılaşsam, 'Acaba Aziz burada olsa ne düşünürdü?' diyorum. Her güzelliği seninle paylaşmak istiyorum."


Ne mutlu bu duyguyu yaşayanlara. Aşk bu çünkü, bir yandan da sevilenin gözünde kendinin en iyi halini görmek, kendini onun gözüyle görerek potansiyelinin farkına aşk sayesinde varmak, olabildiğin en iyi halin olabileceğinin bilincine, başkası ama sevilen tarafından sevildiğini fark edince hatırlamak. Olduğun gibi kabul edilip en rahat halinle var olmak ve sanki dünyadaki her güçlük ufacıkmış gibi hissedebilmek, sevginin sonsuz potansiyeli. Bir de işte bu. Her gün, aynı günün akşamı bir araya gelinse bile gün boyu her şeyi onun gözüyle de görüp gün boyu onunla sohbet edermişçesine yaşamak. Oh be. 


Mesela benim sevgili eşim geçen gün bu kitabı okuduğumu yeni fark etti, aynı gün içinde bir şeye suratım asılmıştı, "Senin derdin ne biliyor musun, Elif Şafak okuyorsun," dedi, hemen cevabı yapıştırdım: "Aa, öyle deme, ben romancılığını pek beğenirim. Romanlarını nadiren beğenirim ama seviyorum ben romancılığını, işini," dedim. O günden beri ne zaman bir şeye canım sıkılsa "Benim derdim ne biliyor musun..." diye aklıma gelip sırıtıyorum ve bunu hemen o an, ona söylemek istiyorum. 


Ne öğrendik, Elif Şafak'ın romancılığı iyi, aşk pek güzel bir şey ve ömrü üç yıl olmadığı gibi evlenince de ölmüyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Etiketler

alıntı (2) animasyon (1) aşk (1) biyografi (1) çizgi film (2) dizi (4) edebiyat (1) film (3) kitap (2) korku (1) müzik (3) oyun (3) öykü (3) sanat (3) şarkı (4) şiir (1) video (6)